<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SesliKoNuS.CoM » Sesli Chat » Sesli Sohbet &#187; bebek isimleri</title>
	<atom:link href="http://www.seslikonus.com/index.php/sesli%20chat/bebek-isimleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seslikonus.com</link>
	<description>Seslisohbet, Seslichat, Sesli Sohbet, Sesli Chat, Siteleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 21:50:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>bebek Kız İsimleri</title>
		<link>http://www.seslikonus.com/index.php/bebek-kiz-isimleri.html</link>
		<comments>http://www.seslikonus.com/index.php/bebek-kiz-isimleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 23:19:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[bebek isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek Kız İsimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslikonus.com/?p=518</guid>
		<description><![CDATA[Kız İsimleri ABİDE: Anıt &#8211; Değerli eser AÇELYA: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek. ADALET: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek. ADİLE: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan. AFET: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket AFİFE: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst AFİTAP: Güneş / Çok güzel AFŞAR: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar) AHSEN: En güzel, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>  <img border="0" src="http://www.seslikonus.com/bebekler/bebek_isimleri.jpg" width="85" height="85"/></p>
<p>                 Kız İsimleri<br />
ABİDE:             Anıt &#8211; Değerli eser<br />
AÇELYA:  Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.<br />
ADALET:      Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.<br />
ADİLE:       Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.<br />
AFET:      İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket<br />
AFİFE:      Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst<br />
AFİTAP:      Güneş / Çok güzel<br />
AFŞAR:      Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)<br />
AHSEN:      En güzel, Çok güzel<br />
AHU:        Ceylan, karaca, maral &#8211; Güzel kadın<br />
AJDA:        Filiz, sürgün &#8211; Üzeri çentik çentik olan şey<br />
AKASYA:    Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı<br />
AKGÜL:          Beyaz gül, gül gibi<br />
AKGÜN:              Aydınlık gün<br />
AKİFE:        Sebatlı, kararlı &#8211; İbadet eden<br />
ALARA:    Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama<br />
ALARCIN:    Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan<br />
ALÇİN:     Kırmızı renkli küçük bir kuş türü<br />
ALEV: Ateşin çıkardığı yalım<br />
ALEYNA: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan<br />
ALİYE: Yüce, yüksek<br />
ALTAN: Kızıl Şafak<br />
ALTIN: Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)<br />
ANDAÇ: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra<br />
ARİFE: Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip<br />
ARZU: İstek, özlem eğilim<br />
ASENA: Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt<br />
ASİYE: Acılı kadın / Direk<br />
ASLI: Kök, köken &#8211; Aşık Kerem&#8217;in sevgilisi<br />
ASLIHAN: Kökeni soylu han soyundan<br />
ASRIN: Çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan<br />
ASU: Asi, ehlileşmeyen huysuz at &#8211; İsyankar<br />
ASUDE: Sessiz, sakin dinlendirici<br />
ASUMAN: Gök, gökkubbe, sema<br />
ASYA: Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı<br />
AŞKIN: Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın<br />
ATEŞ: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması<br />
ATIFET: Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever<br />
ATİKE: Özgür &#8211; Soylu &#8211; Güzel, genç kız<br />
AYBEL: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen<br />
AYBEN: Ay gibi. Ayın kendisi<br />
AYBÜKE: Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı<br />
AYCA: Ay gibi parlak ve aydınlık<br />
AYCAN: İçi aydınlık<br />
AYÇA: Ayın ilk günlerde aldığı biç<acronym title="Instant Message">IM</acronym>, hilal<br />
AYÇİN: Ayçın, ay gibi, aya benzer<br />
AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki &#8211; Parmakları, endamı güzel kadın<br />
AYDAN: Aya benzer ay gibi<br />
AYDİL: Güzel, parlak, aydınlık gönül<br />
AYFER: Ayışığı<br />
AYGEN: Gönül dostu<br />
AYGÜL: Ay gibi güzel ve parlak renkli<br />
AYLA: Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklı daire<br />
AYLİN: Ayın çevresinde görülen ışıklı daire<br />
AYNUR: Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl<br />
AYPARE: Ay parçası<br />
AYSEL: Ay gibi parlak ve güzel<br />
AYSEN: Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli<br />
AYSU: Ay gibi parlak, berrak su<br />
AYSUN: Ay gibi güzel ve parlaksın<br />
AYŞAN: Şanı ay gibi parlak olan<br />
AYŞE: Yaşam, dirlik,<br />
AYŞEGÜL: Güleç, güler yüzlü<br />
AYŞEM: Ay ışığı &#8211; Benim Ayşem<br />
AYŞEN: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık<br />
AYŞENUR: Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel<br />
AYŞİN: Ay gibi, aya benzeyen<br />
AYTAÇ: Ay gibi taçlı<br />
AYTEN: Ay gibi beyaz tenli<br />
AYTÜL: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak<br />
AZİME: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı<br />
AZİZE: Kutsal, ermiş kadın &#8211; Sevgi hitabı<br />
AZMİYE: Niyetli, kararlı<br />
AZRA: Bakire, el değmemiş </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p> Kız İsimleri </p>
<p>B  harfi    ve anlami</p>
<p>BAHAR: Doğanın canlandığı mevsim<br />
BAHRİYE: Donanma ve denizle ilgili<br />
BALCA: Bal damlası, bal gibi<br />
BALIM: Benim balım, tatlım &#8211; Çok sevgili, samimi arkadaş<br />
BANU: Ev kadını , bayan<br />
BARAN: Yağmur<br />
BAŞAK: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım<br />
BAŞAR: Başarılı ol anlamında<br />
BEDİA: Güzellik, üstün değerli olan<br />
BEDİHE: Başlangıç &#8211; Güzel söz<br />
BEDRİYE: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili<br />
BEGÜM: Saygıdeğer kadın, hanımefendi &#8211; Hint prenseslerine verilen san<br />
BEHİCE: Şen güleryüzlü<br />
BEHİRE: Güzel, asil<br />
BEHİYE: Güzel ve alımlı kadın<br />
BELGİN: Açık. belirli, farkedilen<br />
BELİN: Şaşkınlık, hayret<br />
BELKIS: Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim<br />
BELMA: Sakin, yumuşak<br />
BENAN: Parmakla gösterilecek kadar güzel<br />
BENGİ: Sonsuz, sonsuzluk<br />
BENGİSU: İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat<br />
BENGÜ: Sonu olmayan, ebedi<br />
BENGÜL: Üzerinde benekler bulunan gül<br />
BENSU: Su gibi aziz benlik<br />
BERAY: Ayın en ışıltılı, en parlak hali<br />
BERFİN: Kar toplayan<br />
BERİA: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan<br />
BERİL: Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden<br />
BERİN: Manen çok yüksek<br />
BERNA: Genç, delikanlı<br />
BERRA: Bereketli olan<br />
BERRAK: Temiz, saf, arınmış<br />
BERRİN: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı<br />
BERŞAN: Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden<br />
BESTE: Ezgilerin özgün dizimi,<br />
BESTEGÜL: Gül demeti<br />
BETİGÜN: Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz<br />
BETİL/BETÜL: Temiz, iffetli<br />
BETÜL: Ayrı kök salmış fidan &#8211; Hz.Meryem&#8217;in lakabı &#8211; Bakire<br />
BEYHAN: Bey soyundan<br />
BEYZA: En beyaz, en ak &#8211; Günahtan kaçınmış<br />
BİHTER: En iyi<br />
BİKE / BİKEM: Kadın, hanım<br />
BİLGE: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan<br />
BİLLUR: Pek duru ve temiz cam<br />
BİLUN: Yarım Ay<br />
BİNGÜL: Bin gülün güzelliğinde<br />
BİNNAZ: Çok nazlı<br />
BİNNUR: Çok nurlu<br />
BİRCAN: Herksçe sevilen, candan<br />
BİRGÜL: Tek ve benzersiz gül<br />
BİRİCİK: Tek, bir tane, emsalsiz<br />
BİRSEN: Yalnız Sen anlamında<br />
BİRSU: Özel bir su biricik su gibi<br />
BUCAK: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)<br />
BUKET: Çiçek demeti<br />
BURCU: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı<br />
BURÇAK: Tohumları kullanılan bir bitki türü<br />
BURÇİN: Dişigeyik<br />
BUSE: Öpmek, öpüşmek, öpücük<br />
BÜŞRA: İyi haber<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>CAHİDE: Çalışan, çaba gösteren<br />
CANAN: Sevgili, yar<br />
CANDAN: Yürekten, içten<br />
CANEL: İçten, candan uzatılan dostluk eli<br />
CANKAT: Yaşamına can ekle, sevinçle dol<br />
CANSEL: Cana dair, canla ilgili<br />
CANSIN: İçten, gönüldensin<br />
CANSU: Cana benzer değerde<br />
CAVİDAN: Ebedi, sonsuz<br />
CELİLE: Büyük, ulu<br />
CEMİLE: Hoşa giden davranış<br />
CEMRE: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi<br />
CENNET: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer<br />
CEREN: Ceylan, ahu<br />
CEVHER: Bir şeyin özü &#8211; Güç, enerji &#8211; Değerli taşlar<br />
CEVRİYE: Eziyet, cefa, sıkıntı<br />
CEYDA: Yararlı, herkese iyilik yapan<br />
CEYLA: Bu isim de çok istek almasına rağmen ben anlamını bulamadım. Bilen varsa lütfen yazsın.<br />
CEYLAN: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan<br />
CİHAN: Evren, alem<br />
CİHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık<br />
CİLVENAZ: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
ÇAĞLA: Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali<br />
ÇAĞRI: Davet<br />
ÇİÇEK: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü<br />
ÇİĞDEM: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi<br />
ÇİLAY: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler<br />
ÇİLER: Güzel öten, güzel ötüşlü<br />
ÇİSEM: Çiseleyen yağmur<br />
ÇOLPAN: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><a href="http://www.seslisehir.com/"><img id="seslisohbet" height="224" alt="SITEYE GIRIS ICIN LUTFEN TIKLAYIN" width="483" border="0" src="http://www.seslikonus.com/seslikonus.jpg " /></a><br />   sesli  ve  görüntülü sohbet icin icin resmi tiklamaniz yeterlidir saygilar admin </p>
<p>  <img border="0" src="http://www.seslikonus.com/bebekler/bebek_isimleri.jpg" width="85" height="85"/><br />
DAMLA: Bir sıvının küçük parçacığı<br />
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü<br />
DELFİN: Yunus balığı<br />
DEMET: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek<br />
DENİZ: Yeryüzünün 3/4&#8242;ünü oluşturan tuzlusu tabakası<br />
DEREN: Derleyen, toplayan<br />
DERİN: Yüzeyi, tabanından uzak olan<br />
DERYA: Deniz, çok bol, gönül<br />
DESTAN: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir<br />
DESTE: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması<br />
DEVRAN: Talih, kader<br />
DİBA: Çiçek desenli ipek kumaş &#8211; Sevgilinin yüzü<br />
DİCLE: Güneydoğu bölgemizde bir nehir<br />
DİCLEHAN: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim<br />
DİDE: Göz (Arapça)<br />
DİDEM: Dide ,Göz: Didem= Gözüm<br />
DİLAN: Gönül dostu, gönüldaş<br />
DİLARA: Gönül alıcı, sevgili<br />
DİLAY: Gönlü ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan<br />
DİLBERAN: Dilberler, güzeller<br />
DİLBERAY: Ay gibi güzel kadın<br />
DİLDAR: Birinin gönlünü almış, sevgili<br />
DİLEK: İstek, arzu<br />
DİLER: İsteyen, dileyen<br />
DİLHAN: İçten, samimi söylenen<br />
DİLRUBA: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan<br />
DİLŞAD: Gönlü hoş<br />
DOLUNAY: Ayın tam olarak görünen biçimi,<br />
DÖNDÜ: Henüz evlenmemiş kız<br />
DURU: Saf, berrak<br />
DUYGU: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki<br />
DÜNYA: Yeryüzü<br />
DÜRDANE: İnci tanesi<br />
DÜRRİYE: İnci gibi parlayan<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>EBRU: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş<br />
ECE: Reis / Ulu / İlerigelen<br />
ECEHAN: Yönetici konumundaki ece,kraliçe<br />
ECEM: Kraliçem, benim sultanım<br />
EDA: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali<br />
EDİBE: Edepli, terbiyeli &#8211; Edebiyatla uğraşan, yazar<br />
EDİS: Benzerlerinden üstün, yüce<br />
EFSER: Taç<br />
EFTALYA: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya&#8217;dan<br />
EGE: Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan &#8211; Bir deniz<br />
EKİM: Ekme, yetiştirme &#8211; Yılın onuncu ayı<br />
EKİN: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür<br />
ELA: Sarıya çalar kestane rengi<br />
ELÇİN: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne<br />
ELİF: Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız<br />
ELMAS: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş<br />
ELVAN: Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması<br />
EMEL: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey<br />
EMİNE: Güvenilir, inanılır kimse<br />
ENGİN: Uçsuz bucaksız genişlikte &#8211; Denizin karadan uzak geniş bölümü<br />
ENİSE: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş<br />
ERDEN: Bakire &#8211; El sürülmemiş yer<br />
ERGÜL: Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü<br />
ERTAÇ: Erkeklerin baştacı olmuş güzel<br />
ESEN: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı<br />
ESER: Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt<br />
ESİN: Rüzgar / İlham /İçe doğan duyguve düşünce<br />
ESMA: Adlar , isimler<br />
ESMERAY: Ay güzelliğinde esmerlik<br />
ESRA: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)&#8217;den esra<br />
EVREN: Var olan şeylerin tümü &#8211; Felek, cihan<br />
EVRİM: Değiş<acronym title="Instant Message">IM</acronym> ve gelişmeler dizisi<br />
EVŞEN: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir<br />
EYLEM: Değişiklikdoğuran davranış, iş<br />
EYLÜL: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz&#8217;ün başlangıcı)<br />
EYŞAN: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü<br />
EZGİ: Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü<br />
EZRA: Sözü, konuşması düzgün<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>FADİK: Fatma adının bir söyleniş biçimi<br />
FADİME: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)<br />
FADİŞ: Fatma adının bir söyleniş biçimi<br />
FAHİRE: Övünülecek, iftihar edilecek &#8211; Kıymetli &#8211; Parlak, güzel, mükemmel FAHRİYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş &#8211; Bir şiir türü<br />
FAHRİYE: Bir işi çıkar beklemeden yapan<br />
FAHRÜNİSSA: Övünülecek değerde kadın<br />
FATMA: Sütten kesme / Aslı Fatima<br />
FATMANUR: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim<br />
FATOŞ: Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi<br />
FAZİLET: Erdem / İyi huyların tümü<br />
FEHİME: Anlayışlı, çabuk kavrayan<br />
FERAH: Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren<br />
FERAY: Aydınlık, parlak<br />
FERAYE: Ay ışığı<br />
FERDA: Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü<br />
FERHAN: Sevinçli, mesut<br />
FERHUNDE: Mübarek, kutlu, uğurlu<br />
FERİDE: Tek eşsiz, benzeri olmayan<br />
FERİHA: Sevinçli, ferah<br />
FERZAN: Bilim<br />
FEVZİYE: Galip gelen üstün &#8211; Tanrının bereketiyle ilgili<br />
FEYMAN: Ahlaki olgunluk<br />
FEYZA: Başarılı, refah içinde, mutlu<br />
FEZA: Uzay, evrenin genişliği<br />
FİDAN: Ağaçların genç ve yeni yetişeni<br />
FİGEN: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren<br />
FİKRET: Fikir, düşünce &#8211; Amaç, niyet<br />
FİKRİYE: Düşünce ile fikir ile ilgili<br />
FİLİZ: Ağaçtan süren taze dalcıklar<br />
FİRDEVS: Cennetteki altıncı bahçenin adı<br />
FİRUZE: Mesut, mutlu &#8211; Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş<br />
FULDEM: Her zaman geniş açık görüşlü<br />
FULDEN: Her zaman geniş açık görüşlü<br />
FULYA: Nergislerden soğan köklü bir bitki<br />
FUNDA: Küçük çalılık / Süpürge otu<br />
FÜREYYA: Parlak, ışıltılı günler<br />
FÜRUZAN: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık<br />
FÜSUN: Efsun / Büyü, sihir<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>GAMZE: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk<br />
GAYE: Amaç , erek, varılmak istenen hedef<br />
GAZAL: Ceylan, geyik &#8211; Güzel, iri göz<br />
GENCAY: Hilal<br />
GİZEM: Sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik<br />
GONCA: Açılmamış, tomurcuk halinde gül<br />
GÖKBEN: Özü genç olan<br />
GÖKÇE: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi<br />
GÖKÇEN: Mavi gözlü<br />
GÖKNİL: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir<br />
GÖKNUR: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü<br />
GÖKSU: Mavi su, akarsulara verilen ad<br />
GÖKŞİN: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik<br />
GÖNÜL: Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer<br />
GÖRKEM: İhtişam, gösteriş<br />
GÖZDE: Göze girmiş, birince sevilip beğenilen<br />
GÜHER: İnci / Soy sop<br />
GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği<br />
GÜLAY: Güllerin açtığı ay, mayıs<br />
GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya<br />
GÜLBEN: Ben, gül&#8217;üm anlamında<br />
GÜLBİZ: Bizim gülümüz<br />
GÜLCAN: Gül gibi güzel canlı<br />
GÜLÇİN: Gül derleyen, gül toplayan<br />
GÜLDEM: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen<br />
GÜLDEN: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış<br />
GÜLDEREN: Gül toplayan<br />
GÜLDESTE: Gül destesi<br />
GÜLEN: Güleç yüzlü<br />
GÜLENDAM: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü<br />
GÜLER: Gülen, sevinçli<br />
GÜLFEM: Gül dudaklı, gül ağızlı<br />
GÜLFİDAN: Gül fidanı gibi endamlı<br />
GÜLGÜN: Gül renginde, kırmızı, pembe<br />
GÜLHANIM: Gül gibi güzel kadın<br />
GÜLİN: Güle ait olan, gülden gelen<br />
GÜLİSTAN: Gül bahçesi<br />
GÜLİZ: Gül gibi güzel iz bırakan<br />
GÜLİZAR: Gül yanaklı<br />
GÜLLÜ: Güzel kadın / Gülü olan<br />
GÜLNAZ: Gül gibi ince ve narin<br />
GÜLNİHAL: Gül fidanı<br />
GÜLNUR: Çevresini aydınlatan gül<br />
GÜLPEMBE: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı<br />
GÜLRİZ: Gül saçan, gül serpen<br />
GÜLSELİ: Gül seli<br />
GÜLSEN: Gül gibi güzel<br />
GÜLSEREN: Gül toplayan, dağıtan<br />
GÜLSOY: Gül gibi güzel bir soydan gelen<br />
GÜLSÜM: Yuvarlak yüzlü, güzel<br />
GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında<br />
GÜLŞAH: Gül dalı, güllerin kraliçesi<br />
GÜLŞEN: Gülistan / Gül bahçesi<br />
GÜLTEN: Gül gibi pembe tenli<br />
GÜLÜMSER: Her zaman gülümseyen<br />
GÜN: Gündüz vakti / Aydınlık<br />
GÜNAL: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş<br />
GÜNER: Güneşin doğma zamanı &#8211; Fecr<br />
GÜNEŞ: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi<br />
GÜNGÖR: İyi günler yaşa anlamında<br />
GÜNİZ: Günün başlangıcını belirleyen görüntü<br />
GÜNNUR: Güneş ışığının aydınlığı, nuru<br />
GÜNSEL: Günle ilgili güne ait<br />
GÜNSELİ: Işık seli, bol parlak ışık demeti<br />
GÜRCAN: Herkesi seven, özveride bulunan<br />
GÜVEN: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak<br />
GÜZİDE: Seçkin, seçme, seçilmiş<br />
GÜZİN: Seçici, beğenici<br />
 &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>HABİBE: Seven, sevgili, dost<br />
HACER: Taş, kaya parçası, çakıl<br />
HAFİZE: Koruyucu, esirgeyici<br />
HALE: Ayın çevresinde görülen ışıklı halka<br />
HALENUR: Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan geçen ışık<br />
HALİDE: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan<br />
HALİME: Sakin, sessiz<br />
HAMİDE: Şükredici, hamd edici<br />
HAMİYET: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik<br />
HANDAN: Gülen, şen<br />
HANDE: Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme<br />
HANIM: Soylu kadın, bayan<br />
HANİFE: Allah&#8217;ın birliğine inanan, iman eden<br />
HARİKA: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü<br />
HASİBE: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen<br />
HASRET: Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek &#8211; İç çekme, inleme<br />
HATIRA: Anı, andaç<br />
HATİCE: Erken doğan kız çocuğu<br />
HAVVA: Allah&#8217;ın yarattığı ilk kadın<br />
HAYAL: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar<br />
HAYAT: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre<br />
HAYRİYE: Hayr&#8217;la, iyilikle ilgili<br />
HAYRÜNİSSA: Kadınların hayırlısı<br />
HAZAL: Haz duy, tad al anlamında<br />
HAZAN: Güz, sonbahar<br />
HAZER: Deniz, büyük su<br />
HEDİYE: Armağan, bahşiş<br />
HİCRAN: Ayrılık &#8211; Unutulmaz acı, keder<br />
HİLAL: Gül yanaklı<br />
HURİ: Cennet kızı, melek<br />
HURİYE: Melekle ilgili, melek gibi<br />
HÜLYA: Kuruntu, hayal<br />
HÜMEYRA: Aklık, beyazlık<br />
HÜNER: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak<br />
HÜRMÜZ: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı<br />
HÜRREM: Sevinçli, hoş vakit geçiren<br />
HÜRRİYET: Özgürlük<br />
HÜSNİYE: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
ILGAZ: Hücum, akın &#8211; Bir dağ<br />
ILGIN: Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç<br />
IRMAK: En büyük akarsu, nehir<br />
IŞIK: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke<br />
IŞIL: Aydınlık, parlak ışık<br />
IŞILAY: Ay ışığı, mehtap<br />
IŞILTI: Parıltı, titrek ışık<br />
IŞIN: Bir ışık kaynağından çıkan ışık demeti<br />
ITIR: Güzel koku / Çiçek<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
İCLAL: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram<br />
İDİL: Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı &#8211; İçten, saf aşk<br />
İFFET: Temizlik, namuslu olmak<br />
İKBAL: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi<br />
İLAYDA: Su perisi<br />
İLCAN: Ülkenin canı, sevdiği<br />
İLGİN: Yabancı, gurbette yaşayan<br />
İLHAN: Moğol hükümdarı<br />
İLKAY: Ayın ilk hali<br />
İLKBEN: Ben ilk&#8217;<acronym title="Instant Message">IM</acronym> anlamında<br />
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad<br />
İLKE: Temel düşünce, ana görüş ve inanış<br />
İLKİN: Önce, öncelikle<br />
İLKNUR: Ayın ilk hali<br />
İLKSEN: Önce sen anlamında<br />
İLKYAZ: Bahar sonu, Yaz başlangıcı<br />
İLSU: lkenin suyu, bereketi<br />
İLTER: Yurdunu seven, koruyan<br />
İMGE: Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey<br />
İMRAN : Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket<br />
İMREN: Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği<br />
İNCİ: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi<br />
İNCİNUR: İnci gibi ışıklı, parlak<br />
İPEK: İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel<br />
İREM: Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe<br />
İSMİHAN: Hükümdar ismi<br />
İYEM: Güzellik<br />
İZEL: İz + El /El izi anlamında<br />
İZGİ: İyi, güzel, adaletli<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>JALE: Kırağı, çiğ, şebnem<br />
JALENUR: Parlayan, ışıldayan çiy<br />
JÜLİDE: Karışık, dağınık saç<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>KADER: Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç<br />
KADRİYE: Değerle ilgili / İtibar, onur<br />
KAMELYA: Çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki &#8211; Yabangülü<br />
KAMİLE: Tam, eksiksiz &#8211; Kemale ermiş &#8211; Bilgin, bilgili<br />
KAMURAN: İstediğine ulaşmış, mutlu<br />
KARANFİL: Kokulu bir çiçek<br />
KARDELEN: Baharda çok erken açan bir çiçek &#8211; Çiğdem<br />
KARMEN: Parlak kırmızı<br />
KAYRA: Büyük birinden gelen iyilik &#8211; İhsan<br />
KERİMAN: Cömert &#8211; Ulu, büyük<br />
KERİME: Cömert &#8211; Ulu, büyük &#8211; Kız çocuk<br />
KEVSER: Cennette bir akarsuyun adı<br />
KEZBAN: Aslı Kedbanu &#8211; vekilharç kadın (evi çekip çeviren)<br />
KISMET : Talih, nasip, kader<br />
KIVILCIM: Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası<br />
KIYMET: Değer, paha (baha), bedel<br />
KİBARİYE: İnce, zarif &#8211; Cömert, asil<br />
KİRAZ: Gülgillerden bir meyva ağacının sulu<br />
KÖSEM: Sürülere rehberlik eden &#8211; Cildi temiz, pürüzsüz<br />
KUMRU: Güvercinden küçük boz renkli kuş<br />
KÜBRA: En büyük<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
LALE: Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi<br />
LALEHAN: Lalelerin sultanı<br />
LAMİA: Parlak, parlayan<br />
LATİFE: Yumuşak, hoş,güzel,nazik &#8211; Güldüren güzel söz , şaka<br />
LEMAN: Parlama, parıltı<br />
LEMİDE : Parlak, parıldayan<br />
LERZAN: Titreyiş, titrek<br />
LETAFET: Latiflik, hoşluk &#8211; Güzellik<br />
LEYLA: Uzun ve karanlık gece<br />
LÜTFİYE: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili<br />
LÜTUF: İyilik, güzellik, hoşluk &#8211; İhsan, bağış<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
MACİDE: Şan ve şeref sahibi<br />
MAHİNUR: Ay ışığı &#8211; Ay yüzlü güzel<br />
MAHMURE: Uyku basmış, yarı baygın göz<br />
MAKBULE: Alınan, kabul olunan, beğenilen<br />
MANOLYA: Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri<br />
MARAL: Dişi geyik, ceylan, karaca<br />
MEDİHA: Övülmeye neden olan<br />
MEFHARET : Övünç, övünme, kıvanç<br />
MEFKURE: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç<br />
MEFTUN: Gönül vermiş, tutkun<br />
MEHPARE: Ay parçası<br />
MEHTAP: Ay ışığı, Dolunay<br />
MEHVEŞ: Ay yüzlü güzel<br />
MELAHAT: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak<br />
MELDA: İnce ve taze vücutlu<br />
MELEK: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık<br />
MELİHA: Güzel, Şirin<br />
MELİKE: Kadın hükümdar, hükümdarın karısı<br />
MELİS: Bal arısı<br />
MELİSA: Baklagillerden, yaprakları liomu andıran kokulu bir bitki<br />
MELODİ : Ezgi, müzik parçası<br />
MELTEM: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı<br />
MENEKŞE: İnce saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki<br />
MENGÜ: Ebedi, ölü<acronym title="Microsoft">MS</acronym>üz<br />
MERİÇ: Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir<br />
MERİH: Dokuz gezegenden biri (Mars)<br />
MERVE: Mekke yakınlarında bir dağ<br />
MERYEM: Dinine bağlı kadın<br />
MESUDE: Mutlu, bahtiyar<br />
MISRA: Şiirin bir satırı<br />
MİHRİBAN: Seven, şefkatli<br />
MİMOZA: İnce sarı yapraklı çiçek açan bir süs bitkisi<br />
MİNE: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası<br />
MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan<br />
MUALLA: Makam ve rütbece yüksek olan<br />
MUAZZEZ: Saygı uyandıran, kıymetli &#8211; İzzet, şeref sahibi<br />
MUHTEREM: Saygın, saygıdeğer<br />
MUKADDER: Tanrı hükmü, kader, alın yazısı<br />
MUKADDES: Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan<br />
MUNİSE: Sıcak kanlı, sevimli<br />
MUZAFFER: Zafer kazanan, üstün gelen<br />
MÜBERRA: Aklanmış, temize çıkarılmış<br />
MÜCELLA: Parlak, cilalanmış<br />
MÜESSER: Eser bırakan, eser sahibi<br />
MÜGE: İnci çiçeği,<br />
MÜJDE: İyi haber, sevinçli haber<br />
MÜJGAN: Kirpik<br />
MÜKRİME: İkramı bol olan<br />
MÜNEVVER: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili<br />
MÜNİRE: Işık veren, aydınlatan<br />
MÜRÜVVET: Kişilik, şahsiyet, insanlık<br />
MÜŞERREF: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış<br />
MÜYESSER: Kolaylıkla yapılan<br />
MÜZEYYEN: Süslü, süslenmiş, bezenmiş<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
NACİYE: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş<br />
NADİDE: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan<br />
NADİRE : Az bulunur, seyrek, ender bulunan<br />
NAFİA: Bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar<br />
NAGEHAN: Ansızın<br />
NAĞME: Ezgi, uyumlu ses<br />
NAHİDE: Venüs &#8211; Ergenlik çağındaki kız<br />
NAİLE: İsteğine ulaşmış<br />
NALAN: İnleyen<br />
NAME: Mektup &#8211; Aşk mektubu<br />
NARİN: Zarif, ince yapılı<br />
NAŞİDE: Şiir okuyan , yazan<br />
NAZ: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış<br />
NAZAN: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan<br />
NAZENDE: Nazlanan &#8211; Sevgili<br />
NAZİFE: Zarif, kibar &#8211; Temiz<br />
NAZLI: Naz eden, cilveli, işveli<br />
NAZMİYE: Şiirle ilgili, düzenli<br />
NEBAHAT: Onur, şeref, ün<br />
NECLA: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil<br />
NECMİYE: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait<br />
NEDİME: Hoş sohbet, kadın &#8211; Kadın arkadaş<br />
NEDRET: Az bulunan<br />
NEFİSE: Beğenilen, hoş, güzel<br />
NEHİR : Irmak, büyük akarsu<br />
NERGİS: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki<br />
NERİMAN: Pehlivan, yiğit<br />
NERMİN: Nazik, ince<br />
NESLİHAN: Han soyundan gelen<br />
NESLİŞAH: Şah soyundan gelen<br />
NESRİN: Bir tür yaban gülü<br />
NEŞE: Sevinç, gönül ferahlığı<br />
NEVAL: Talih &#8211; Bağış, ihsan<br />
NEVCAN: Yeni doğmuş<br />
NEVİN: Yeni<br />
NEVRA: Işıklı parlak, çiçek<br />
NEZAHAT: İç temizliği, paklık<br />
NEZAKET: Naziklik, zariflik, incelik ç<br />
NEZİHE: Temiz, pak<br />
NİDA: Seslenme, çağırma, seslenen<br />
NİGAR: Resim, resim gibi güzel<br />
NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi<br />
NİHAN: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz<br />
NİL: Afrika kıtasında bir nehir<br />
NİLAY: Nil&#8217;e ışık saçan<br />
NİLGÜN: Mavi renkte, çivit rengi<br />
NİLÜFER: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi<br />
NİMET: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler<br />
NİSA: Kadın<br />
NİSAN: Yılın dördüncü ayı<br />
NUR: Işık, parıltı aydınlık, Allah&#8217;ın gönderdiği ışık<br />
NURAL: Kutsal ışık<br />
NURAN: Işıklı, nurlu, aydın<br />
NURAY: Ay ışığı gibi nurlu<br />
NURCAN: Işık canlı, can ışığı<br />
NURÇİN: Işık derleyen<br />
NURDAN: Işıklı, parlak<br />
NURGÜL: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık<br />
NURHAN: Aydın hükümdar<br />
NURİYE: Işıklı, ışıktan gelme<br />
NURPERİ: Peri kadar aydınlık, güzel<br />
NURSEL: Sel gibi ışık<br />
NURSELİ: Işık seli<br />
NURSEN: Işık gibi nurlu<br />
NURŞEN: Işık gibi şen ve güler yüzlü<br />
NURTEN: Teni ışık gibi beyaz olan<br />
NÜKHET: Güzel ve hoş kokulu<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
ORKİDE: Az bulunup zor yetiştirilen değerli bir çiçek<br />
OYA: İpek ibriş<acronym title="Instant Message">IM</acronym> kullanılarak iğne, fırkete gibi şeylerle yapılan ince dantel<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
ÖĞÜN: Kendini yücelt,gurur duy &#8211; Zaman &#8211; Kez, defa &#8211; Önde gelen<br />
ÖĞÜT: Birisine ne yapıp ne yapmaması gerektiğini belirten söz<br />
ÖMÜR: Yaşama süresi &#8211; Hayat<br />
ÖNGÜL: Direnen, inatçı &#8211; Kılavuz &#8211; Öncü, teşvik eden<br />
ÖVGÜ: Övmek için kullanılan söz<br />
ÖVGÜL: Övülmeye değer<br />
ÖVÜN: Başarılarınla, niteliklerinle yücel<br />
ÖYKÜ : Hikaye / Masal<br />
ÖZDEN: Özgür, özle ilgili<br />
ÖZGE: Başka, yabancı, iyi güzel<br />
ÖZGEN: Özü geniş, rahat<br />
ÖZGÜL: Bir türe ait olan &#8211; Özü gül gibi olan<br />
ÖZLEM: Hasret, birine ya dabir yere duyulan görme arzusu<br />
ÖZLEN: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol<br />
ÖZNUR: Özü ışıklı, aydınlık<br />
ÖZÜN: Şiir &#8211; Hak edilmiş ün<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
PAKİZE: Çok temiz, hoş ve güzel<br />
PAPATYA: Taç yaprakları beyaz, ortası sarı baharda açan bir kır çiçeği<br />
PARLA: Parlamak fiilinin emir kipi, 3. tekil şahıs<br />
PELİN: Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki<br />
PELİNSU : Pelin + Su (Bkz Pelin)<br />
PEMBE : Açık kırmızı renk<br />
PERÇEM: Kakül &#8211; Mızrak, bayrak gibi şeylerin üzerine konulan püskül<br />
PEREN: Ülker yıldızı<br />
PERİ : Çok güzel, çekici, dişi cin<br />
PERİHAN: Peri padişahı, perilerin başı<br />
PERRAN: Uçan, uçucu<br />
PERVİN: Ülker yıldız takımı (Süreyya)<br />
PETEK: Arıların bal depoladığı yuvacık<br />
PINAR: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer<br />
PIRILTI: Parıldayan şeylerin çıkardığı ışık<br />
PİRAYE: Süs, bezek<br />
PÜREN: Sarı, kırmızı renkte açan küçük yapraklı bir tür ot<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
RABİA: Dördüncü<br />
RAHİME: Acıyan, esirgeyen<br />
RAHŞAN: Işıltı<br />
RANA: Güzel, hoş<br />
RAZİYE: Kabul eden, boyun eğen<br />
REBİA: Bahar<br />
REFAH: Bolluk, rahatlık<br />
REFİKA: Eş, zevce<br />
REMZİYE: Sembolik, simgesel<br />
RENAN: İnleyen<br />
RENGİN: Parlak renkli &#8211; Hoş süslü<br />
REŞİDE: İyiyi, doğruyu seçebilen, ergin<br />
REVAN: Su gibi akan &#8211; Ruh, can<br />
REYHAN: Fesleğen, güzel kokulu bitki<br />
REZZAN: Ağır başlı, vakur, ciddi<br />
RUHAN: Güzel kokulu<br />
RUHSAR: Yüz, çehre<br />
RUHŞEN: Neşeli, canlı<br />
RÜYA: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular<br />
RÜYET: Görme.Kalp gözüyle görme<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p><a href="http://www.seslisehir.com/"><img id="seslisohbet" height="224" alt="SITEYE GIRIS ICIN LUTFEN TIKLAYIN" width="483" border="0" src="http://www.seslikonus.com/seslikonus.jpg " /></a><br />   sesli  ve  görüntülü sohbet icin icin resmi tiklamaniz yeterlidir saygilar admin </p>
<p>  <img border="0" src="http://www.seslikonus.com/bebekler/bebek_isimleri.jpg" width="85" height="85"/><br />
SAADET: Mutluluk<br />
SABAH: Günün başlangıcı<br />
SABAHAT: Güzellik<br />
SABİHA: Güzel, şirin<br />
SABİTE : Yerinde duran, kımıldamayan<br />
SABRİYE: Sabırlı, dayanıklı<br />
SACİDE: Secdeye varan, yere yüz süren<br />
SADRİYE: Göğüsle ilgili<br />
SAFİYE: Katıksız, katışıksız saf<br />
SAHİBA: Bir şeyi elde etmiş olan<br />
SAHURE: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad<br />
SAİME : Oruç tutan, oruçlu<br />
SAKİNE: Oynamayan, kımıldamayan, durgun<br />
SALİHA: İyi, yarar, yetkili, hakkı olan<br />
SALİME: Eksiksiz, sağ, sağlam<br />
SAMİME: Bir şeyin temeli, en köklü yeri<br />
SAMİYE: Yüksek, ulu<br />
SANAY: Ay gibi güzel<br />
SANEM: Put &#8211; Güzel kadın<br />
SANİA: Sanat eseri yaratan &#8211; Yapan , oluşturan<br />
SANİYE: Dakikanın 60&#8242;ta biri süresinde zaman birimi<br />
SATI: Düğün alışverişi &#8211; Satış, alışveriş<br />
SEBLA: Uzun kirpikli göz<br />
SEÇİL: Beğenilen, seçilen<br />
SEDA: Yankı, ses<br />
SEDEF: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu<br />
SEDEN: (Sedan) sesin, seslenişin<br />
SEHER: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an<br />
SELCAN: Hareketli, coşkulu<br />
SELDA: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inensel<br />
SELEN: Haber, havadis, kulakla duyulan,işitilen<br />
SELİN: Senin Sel&#8217;in, Sana ait sel<br />
SELMA: Doğru ve iyi yolda, selamette olma<br />
SELVİ: Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç<br />
SEMA: Gökyüzü<br />
SEMAHAT: Cömertlik, el açıklığı<br />
SEMİHA: Cömert gönüllü, eli bol<br />
SEMİN: Değerli, pahalı<br />
SEMİRAMİS: Asur kraliçesinin adı<br />
SEMRA: Esmer<br />
SENA: Övme, övüş &#8211; Ş<acronym title="Instant Message">IM</acronym>şek parıltısı<br />
SENAY: Ay gibisin sen anlamında<br />
SENEM: Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili<br />
SENİHA: Yüce, yüksek<br />
SERAP: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı<br />
SERAY: Ay gibi güzel<br />
SEREN: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç<br />
SERİN: Ilıkla soğuk arası<br />
SERPİL: Serpilmiş, gelişmiş<br />
SERRA: Rahatlık, kolaylık<br />
SERTAP: İnatçı<br />
SERVA: Masal<br />
SEVAL: Severek alınan<br />
SEVCAN: Sevgili insan<br />
SEVDA: Aşk, sevgi, tutku tutkunluk<br />
SEVGİ: Aşk, sevme duygusu<br />
SEVİL: Sevgiye değer, sevilen<br />
SEVİLAY: Ay gibi hep sevilen<br />
SEVİM: Birine yakınlık duymak, sempati<br />
SEVİN: Memnun ol, neşelen<br />
SEVİNÇ: Neşe, iç ferahlığı<br />
SEVTAP: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan<br />
SEYHAN: Kenten kente yolculuk<br />
SEYRAN: Gezinme<br />
SEYYAL: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan<br />
SEZA: Uygun, yaraşan<br />
SEZAL: Sezgili<br />
SEZEN: Sezgisi güçlü olan<br />
SEZER: Sezgisi güçlü olan<br />
SEZGİ: Anlama, sezme yeteneği<br />
SEZGİN: Duygulu, anlayışlı<br />
SICAK: Sıcakkanlı, cana yakın<br />
SIDIKA: Çok içten ve doğru kimse<br />
SILA: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer<br />
SIRMA: Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel<br />
SİBEL: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı<br />
SİMA: Düz, çehre &#8211; İnsan, tip<br />
SİMGE: Alamet, sembol, birşeyi anlatan <acronym title="Instant Message">IM</acronym>, imge<br />
SİNEM: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm<br />
SOLMAZ: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan<br />
SONAT: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri<br />
SONAY: Yılın son ayı<br />
SONGÜL: Son açan gül<br />
SONNUR: Son ışık<br />
SU: Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde<br />
SUAT: Mutlu, mutlulukla ilgili<br />
SULTAN: Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş<br />
SUNA: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek<br />
SUNAY: Ay sun, ay ışığı sun<br />
SUZAN: Adak ayı<br />
SÜHANDAN: Güzel konuşan<br />
SÜHEYLA: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
ŞADİYE: Sevinç, neşe, mutluluk<br />
ŞAFAK: Gündoğumundan önceki aydınlık<br />
ŞAHİKA: Yüksek, yüce, dağın zirvesi<br />
ŞAZİMENT: Allah&#8217;ın adamı- Allah&#8217;a ait olan,onun yolundan giden kişi<br />
ŞAZİYE: Özellikleri kimseye benzemeyen<br />
ŞEBNEM: Çiğ, gece nemi, jale<br />
Ş<acronym title="Elim Fellowship (an association of evangelical ministers)">EF</acronym>İKA: Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan<br />
ŞEHNAZ: Doğu müziğinde bir makam / Çoknazlı<br />
ŞEHRAZAT: Özgür<br />
ŞEHRİBAN: Şehrin ileri geleni<br />
ŞELALE: Büyük çağlayan, çavlan, akarsunun yüksekten yere düştüğü bölümü<br />
ŞENAY: Mutlu geçen ay<br />
ŞENGÜL: İnsanın içini açan gül / hep şen olup hep gülmek<br />
ŞENİZ: Mutlu, sevindiren iz, hatıra<br />
ŞENNUR: Işık saçan, neşe saçan<br />
ŞERİFE: Şerefli, kutsal<br />
ŞERMİN: Utangaç<br />
ŞEVKİYE: Neşeyle, istekle ilgili<br />
ŞEVVAL: Arap takviminin onuncu ayı<br />
ŞEYDA: Çılgın, deli divane<br />
ŞEYMA: Eski Türk adlarından<br />
ŞİİR: Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi<br />
ŞİRİN: Cana yakın, sevimli<br />
ŞÖLEN: Eğlence, kutlama, şenlik<br />
ŞULE: Alev, ateş alevi<br />
ŞÜKRAN: İyilik bilme, minnettarlık<br />
ŞÜKRİYE: Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
TAÇNUR: Mutluluk<br />
TAHİRE: Gündoğusundan esen rüzgar<br />
TAHSİNE: Günün başlangıcı<br />
TALHA: Güzellik<br />
TALİA: Güzel, şirin<br />
TAMAY: Sabırlı, dayanıklı<br />
TANAY: Secde eden<br />
TANSU: Şafak rengi vurmuş su<br />
TANYEL: Katıksız, arı &#8211; Seçilmiş<br />
TARA: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad<br />
TAYYİBE : İyi, hoş, çok temiz<br />
TEKGÜL: Durgun &#8211; Kendi halinde sessiz<br />
TENAY: Uygun, yakışan &#8211; Yetkili olan &#8211; Dine uygun hareket eden<br />
TENDÜ: Öz, asıl<br />
TENNUR: Yüksek, ulu<br />
TEZER : Çabuk ve erken<br />
TİJEN: Ay gibi güzel<br />
TİLBE: Put &#8211; Güzel kadın<br />
TUBA: Sanat eseri yaratan &#8211; Yapan , oluşturan<br />
TUĞÇE: Dakikanın altmışta biri<br />
TURNA: Avrupa ve Kuzey Afrika&#8217;da yaşayan göçmen kuş türü<br />
TUTAM: Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam<br />
TUTKU: İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras<br />
TÜLAY: İncelikle, düşünce ile ilgili<br />
TÜLİN: Uzun kirpikli göz<br />
TÜNAY / TUNAY: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık<br />
TÜRKAN: Hakana saltanatta ortaklık edeneşi<br />
TÜRKÜ: Yankı, ses<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
ULVİYE: Yüce, yüksek, gökle ilgili<br />
UMAY: Üzerinden geçtiği kişilere mutluluk getirdiğine inanılan kuş, Devlet kuşu<br />
UMUR: Görgü, deneyim<br />
UMUT: Ümit, geleceğe güven duygusu<br />
UZAY: Bütün varlıkları kaplayan sonsuz boşluk<br />
UZEL: Usta, becerikli<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
ÜLFER: Irmak, büyük su<br />
ÜLKER : Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı<br />
ÜLKÜ: Amaç, ideal<br />
ÜMMİYE : Okur yazar olmayan kadın<br />
ÜMRAN: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık<br />
ÜNSEL: Ünü sel gibi aşan<br />
ÜNSELİ: Ünü sellere benzeyen<br />
ÜNZİLE: Gönderilmiş<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
VAHİDE: Tek, bir<br />
VARİDE: Gelen, erişen &#8211; Söylenti<br />
VASFİYE: Nitelikli<br />
VEDİA: Korunması için bırakılan emanet<br />
VEFİKA: Uygun, aynı fikirde, yoldaş<br />
VELİDE: Yeni doğmuş çocuk<br />
VERDA: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)&#8217;den Verda, gül anlamında<br />
VESİLE: Neden, sebep &#8211; Kavuşma<br />
VİCDAN: İyiyi kötüden ayırmaya yarayan şuur, ahlak<br />
VİLDAN: Yeni doğmuş çocuklar<br />
VUSLAT : Kavuşma, yetişme, ulaşma<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
YAĞMUR: Yeryüzüne düşen yağışın sıvı halinde olanı<br />
YAKUT: Aliminyum oksit, yapısında parlak kırmızı renkli değerli taş<br />
YANKI: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi ile oluşan ikinci ses, ses yansıması<br />
YAPRAK: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları<br />
YAREN: Dost, arkadaş<br />
YASEMİN: Kokulu çiçekler açan bir tür ağaççık<br />
YAŞAM: Hayat<br />
YAZGÜLÜ : Yaz ve Gül tamlaması / Yazın açan gül &#8220;şimdilerde bir de güz gülleri var&#8221;<br />
YELDA: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi<br />
YELİZ: Yel ve iz rüzgar ve izi anlamında<br />
YEŞİM: Yeşil renkli değerli taş<br />
YETER : Kafi, tamam, gereksinimi karşılayacaknitelikte olan<br />
YILDIZ: Güneş ve ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri<br />
YONCA: Birçok türü bulunan bitki<br />
YOSUN: Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü<br />
YUDUM: Bir içimlik sıvı<br />
YURDAGÜL: Yurduna güller saçan, güzellik getiren<br />
YURDANUR : Yurduna nur getiren<br />
YÜKSEL: Özellikle manevi anlamda yüce ol<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
ZAHİDE: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan<br />
ZAMBAK: Güzel iri çiçekli bir süs bitkisi<br />
ZARAFET: İncelik, güzellik<br />
ZEHRA: Beyaz ve parlak yüzlü olan<br />
ZEKİYE: Zeka sahibi, kavrayışlı<br />
ZELİHA: Züleyha, su perisi<br />
ZENNAN: Kadınlar<br />
ZENNUR: Zinnur, nurlu, ışıklı<br />
ZEREN: Anlayışlı, zeki<br />
ZERRİN: Altından yapılmış &#8211; Altın renginde &#8211; Bir cins çiçek &#8211; Fulya<br />
ZEYNEP: Değerli taşlar, mücevherler<br />
ZEYNO: Zeynep&#8217;in halk dilindeki söylenişi<br />
ZİNNUR: Nurlu, ışıklı<br />
ZİŞAN: Şanlı, ünlü, çok tanınmış<br />
ZİYNET: Süs, süs eşyası<br />
ZUHAL: Satürn<br />
ZÜBEYDE: Öz, asıl<br />
ZÜHAL: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)<br />
ZÜHRE: Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs)<br />
ZÜLAL: Berrak, saf, tatlı, soğuk su<br />
ZÜLEYHA: Hz. Yusuf&#8217;un karısının adı<br />
ZÜLFİYE: Saçları çok güzel olan<br />
ZÜMRA: Güzel, iyi ahlaklı &#8211; Zeki, bilgili kadın<br />
ZÜMRÜT: Yeşil renkli bir değerli taş<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
umarim begenmisinizdir  sesli sohbet sitemiz tamamen ücretsizdir avrupanin her ülkesinde ziyaretcilerimiz sizlerle    saygilar Aydin</p>
<p><a href="http://www.seslisehir.com/"><img id="seslisohbet" height="224" alt="SITEYE GIRIS ICIN LUTFEN TIKLAYIN" width="483" border="0" src="http://www.seslikonus.com/seslikonus.jpg " /></a><br />   sesli  ve  görüntülü sohbet icin icin resmi tiklamaniz yeterlidir saygilar admin </p>
<p>  <img border="0" src="http://www.seslikonus.com/bebekler/bebek_isimleri.jpg" width="85" height="85"/></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslikonus.com/index.php/bebek-kiz-isimleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
